Ara
  • Kübra Boydak Tekin

Büyük beklentiler

Güncelleme tarihi: 4 Nis 2020

Araştırmalara göre bişey arzu etmekteki haz elde edinceki hazdan kat be kat fazlaymış, çünkü elde edilen şey zihindeki konumunu kaybeder ve değersizleşir. Bu yüzden herşeye kolaylıkla sahip olan insanlarda tatminsizlik oluşur ve bu da içsel boşluk, mutsuzluk, huzursuzluk olarak baş gösterir.

Sahi bu istemek ve elde etmek konusundaki haz çelişkisi sizin de dikkatinizi çekmiyor mu?

Yüksek Lisans zamanı derste de bu konuyu konuşmuştuk, sanıyorum “yalı sendromu” diyorlar buna. Şöyleki; boğazda bir evin olsun istersin. O evle yanıp tutuşursun. Sanırsınki o ev senin olunca bir daha mutsuzluk olmayacak. Sonra o eve sahip olursun. Yani boğazda evin olur. İlk başta herşey mükemmeldir. Denizi izlemeye doyamazsın, fakat evde oturup denizi izlemek aklına bile gelmez. O eve sahip olmak için duyduğun heyecan, istek elde ettikten sonra yerini alışkanlığa bırakır. O çok istediğin arabayı almak için günlerce düşünürsün. Aldıktan sonra ise o hazzı bulamazsın. Hayallerinin kadınıyla tanışmak için bin takla atarsın, elde ettikten sonra onun da kusurları olduğunu aslında mükemmel olmadığını farkedersin.

Dışarıda gördüğün o çok havalı hatta kakasını bile pembe, “Miss Dior Cherie” kokulu yaptığını düşündüğün kadının; senden bir farkı olmadığını kakasının kahverengi olduğunu farkettiğinde hissettiğin hayal kırıklığına ne dersin. Senin bulunmaz hint kumaşı muamelesi yaptığın kişinin aslında toz bezi çıkması meselesinden bahsediyorum.

Image Credit: Fragrantica


İstemek güzel bişey fakat çok istediğin zaman sonrasında yerini alışkanlığa bırakacağını, sıradanlaşacağını belki de hayal kırıklığına uğrayacağını da göze almak gerekiyor.

Zannediyorsunki çok istediğin şeyi elde edince mutluluk diyarında en yüksek seviyeye ulaşacaksın, çünkü zihnindeki konumlandırman o şekilde. Platonik aşklarda da böyle oluyor. Zihnindeki kendi yarattığın kusursuz insana aşık oluyorsun. Elde edince de koca bir hayal kırıklığı oluyor. Sonuçta platonik aşkın hayalindeki gibi pırlanta sıçmıyor yatakta osura osura uyuyor.

Bir de şöyle bir durum var. Çok isterken beyin istediğin şeye odaklanıyor ve beynin hiç boş kalmıyor. Günden güne arzu ettiğin şeye gereğinden fazla anlam yüklemeye başlıyorsun.

Elde ettikten sonra ise zihinde boşluk oluşuyor ve bir nevi boşluğa düşüyorsun, çünkü istediğini elde ettin. Çocukları gözlemlediğimde de aynısını görüyorum. Bir oyuncak için deli gibi ağlar, sonra alırsın bir köşeye atar onun için kıymetsizleşir.

Dengede kalmak bu yüzden hayatın her alanında olduğu gibi bu konuda da kıymetli.

Hayattan düzenli olarak keyif alabilmemiz için denge halinde kalmalı ve kontrolu elden bırakmamalıyız. Çok istememeli, olursa sevinirim olmazsa da üzülmem kafasında kalabilmeliyiz. Bunu nasıl yaparız bilmiyorum fakat hayat kalitesi için gerekli.

Önceki yazılarım👇🏻👇🏻👇🏻

Sosyal Medya- 23 Eylül 2019

İmaj – 20 Eylül 2019

#Haz #Denge #Psikoloji #Arzu #Beklenti

15 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tekrar...