Ara
  • Kübra Boydak Tekin

Pandemi kaygılarım

En son güncellendiği tarih: 27 Kas 2020

Pandemi dönemi başladığında moralim herkesin aksine oldukça yüksekti. Birkaç hafta evde oturacağız ne var ki bunda dedim. Zaten ben 1 ay evden çıkmasam dışarıya özlem duyan biri değilim. Ev güvenli bölgem, kendimi rahat, huzurlu hissettiğim yer. Bir de enteresan olanı ben güneş saatine göre çalışıyorum. Hava kararınca dışarda kendimi mutlu hissetmiyorum bu konuda çok defa çevrem tarafından eleştirildim fakat ben böyleyim sanılanın aksine sakin sessiz bir yaşamda kendimle mutluyum. Zannettim ki ben pandemi de böyle huşuu içinde evde çiçek böcek olarak geçecek. Kitap okuyup, evde yapılacak işlerimi tamamlayacağım, dizi izleyeceğim, sporumu yapacak, çocuğumla güzel vakit geçireceğim ama nerdeeeee!

Resim: https://www.sehatq.com/artikel/covid-19-ditetapkan-sebagai-pandemi-apa-artinya

Bi kere hiçbir şeye odaklanamadım. Bir cümleyi 20 kez okur da anlamaz mı bir insan anlayamıyordum. Meditasyon yapıyorum aklımdan akşam yemeğinde kerevizi portakallı mı yoksa kayısılı mı yapsam geçiyor. Ne kitaba odaklanabiliyorum ne dizi izleyebiliyorum sürekli bir odaklanma sorunu var ve elimde telefon Twitter'da ne olmuşlara bakıyorum, saat 7 oldu mu Bakanın twitini 4 gözle bekliyorum. İpekle oyun oynuyorum yaratıcı olamıyorum. En çok bu beni zorladı, acı ama çocuğuma yetemediğimi yetemediğimizi gördüm. Evde yapılacak birçok şeyi yaptık ve hepsinden sıkıldı. Kemikleri olan eti olan insan görmek istiyorum oyuncak değil diye defalarca ağladı. Bir yandan çocuğun gözlerindeki çaresizliği, korkmuşluğu görüyorsun e bir yandan ona yetemediğin hissi üzüyor. Günün sonunda kendim ne haldeyim diyorsun. Aynaya baktığımda çökmüş gözaltları, solmuş bir cilt, kaygıyla bakan bir çift göz. Bu arada korkmadım korona olmaktan çünkü kaygı eşiği genele göre düşük biriyim ve korona olsam bile atlatma olasılığım oldukça yüksek diye kendimi avutuyordum fakat burada hissettiğim kaygı aile büyüklerim içindi. Annemin akciğeri hassas, babam kanser, eşimin bir sürü kronik hastalığı var bağışıklığı düşük bu da beni mecburi dikkatli olmaya teşvik etti ve uzakta olan sevdiklerimin güvende olduğundan emin olamama hissi sürekli içimde bir huzursuzluğa sebep oldu.

Resim: https://theonebrief.com/covid-19-a-look-at-how-a-pandemic-can-affect-an-economy/

Spor yapmaya başladım. Spor dediysem evde yürüyüş bandında yürüdüm ve YouTube’dan yoga pratikleri açtım onları kendimce uyguladım. Günlük 45 dakika bu şekilde geçti. Beslenme olarak ilk haftalar 3 öğün karbonhidrata gömüldük sonrasında 2 öğüne düşürdük sebzeye geçiş yaptık. Online kursları araştırdım ve iyi yaşamak ile alakalı bir sertifika programına başladım, ardından Mindfulness, yemek ve sağlık bilgisi derken biraz da olsa kafam dağıldı. Bu kurslara nasıl vakit buldun derseniz kızım İpek akşam uyuduktan sonra kendime vakit ayırdım sessizlikte ve cidden iyi geldi. Ben kursları takip ederken eşim de sporunu yaptı, arkadaşlarıyla Zoom’da görüştü derken birbirimizle de her dakika bir arada olup papaz olmadık. Çünkü 7-24 bir arada olunca insanlar ister istemez birbirine batmaya başlıyor. Eşim aşağı katta İpoş’la beraberse ben üst katta oldum o üst katta ise ben alt katta İpoş’la vakit geçirdim ve bu şekilde bi döngüyle yeni normale geçiş yaptık. İpek’in uzaktan eğitimi başladı gün içinde onun derslerini takip edip onunla beraber boyama yaptık, birlikte masal okuduk, eğlenceli matematik çalıştık böylelikle sürece biraz adapte olduk. Sürece adapte olduk ancak sayılar gitgide artmaya başladı, haliyle kaygı, korku da arttı. Sürece yönelik belirsizlik ise hepimizin kafasını bulandıran bir konuydu çünkü kimse bir şey bilmiyor her kafadan başka bir ses çıkıyordu. Bildiğim ve anladığım tek şey artık temaslı bir hayatın olmayacağıydı belki de yeni bir dünya düzeni kuruluyor belki de bilim kurgu filmlerindeki senaryolar gerçek oluyordu bizler de bir kobaydık. Bilmiyorum belki de bu kadar komplike değil bilmediğimiz için biz abartıyorduk. Anlayacağınız kafam da Covid-19 koca bir boşluk.

Resim: https://unit42.paloaltonetworks.com/how-cybercriminals-prey-on-the-covid-19-pandemic/

3 ayın sonunda geçen hafta pazartesiden beri yeni normale geçiş yaptık. Hala kaygılıyım, hala korkuyorum, yeni normale geçtiğim için suçluluk duyuyorum. Karantinada hala devam eden yakınlarım var, virüsü multi umursamayan yakınlarım var ve ben dışarı çıktıkça umursamaz davrandığımı, sosyal sorumluluğa aykırı davrandığımı hissediyorum. Dışarı çıkıp keyif almak yerine kaygıyla ve suçlulukla eve dönüyorum.

Bir yandan Eylül de 2. dalga konuşuluyor, kaygı ediyorum nasıl olacak acaba aşı bulunacak mı yoksa hepimiz enfekte olarak mı hayata devam edeceğiz. Gibi gibi gibi...


Sizde durumlar nedir benim hissettiğim gibi mi hissediyorsunuz? Kaygıyla nasıl başa çıkıyorsunuz?


180 görüntüleme0 yorum

©500Pub 2020