Ara
  • Kübra Boydak Tekin

Pandemi sürecinin bana kattıkları

Güncelleme tarihi: 27 Kas 2020

Pandemi döneminde gözle bile görünemeyen bir virüs bizi nasıl hizaya soktu. Kendimizi herşeyden üstün görmeye başlamıştık, tüm evren bize hizmet etmek zorundaydı. ( hı hı ne demezsin) Sonra ne oldu. Korona geldi ve bizi tak tak tokatladı.. Herkes farklı ders çıkardı, katılırsınız katılmazsınız ben kendi özeleştirimi yazmak istedim. Bana 24 saat yetmiyordu, kendimden 3 tane daha olsa ancak her şeye yetişebilirdi (güya çoook önemli biriyim) bensiz hayat dönmezdi. Ne oldu peki? 3 ay evde oturdum, sen misin yoğunluktan şikâyet eden? Pekâlâ da bensiz hayat dönebiliyor, suni yoğunluklar pek de anlam ifade etmiyormuş. O kadar da önemli biri değilmişim, yokluğum ile varlığım arasında o kadar da bir fark yokmuş, ben yokken dünya baya da hızlı dönüyormuş. Ben bir zerreymişim. Ben diyeyim korona, sosyetikler desin Covid-19'un bana verdiği derslerden biri bu...

İllüstrasyon © Namaah K, Firstpost

Bilim adamlarının, doktorların, sağlık çalışanlarının kıymetini anladım. Onlar olmadan biz hiçmişiz bunu iliklerime kadar hissettim. Eski normalde de saygı duyardım, severdim, önemli görürdüm ama bi Steve Jobs gibi gelmezdi gözüme. Şu an favori meslek grubum kesinlikle doktorlar, sağlık çalışanları. Onların ailelerinden aylarca ayrı yaşamaları, kendi hayatlarını bizler için tehlikeye atmaları paha biçilemez... Dilerim ülkemizde bundan sonra çalışma şartları, bütçeleri değerleri çok daha iyi yere gelir ve kıymetleri ziyadesiyle bilinir. Korona da öğrendiğim diğer ders de bu oldu. Doktorların kıymetini çok çok iyi bilmek lazım hepsi de özel ruh.

Avm, rezidans, janjanlı şehir yaşamı o kadar da matah değilmiş değil mi? Bahçeli, şehirden uzakta, kendi ekip biçtiğin yerler ne de büyük lüksmüş, asıl öylesi havalıymış. Loft dairenin beş para etmediğini anlamak için karantina mı gerekliydi yahu. Kendi ellerimizle doğayı mahvettik, her yeşil alana bi bina diktik, avmler de sosyalleştik ve sonuç hiçbirini artık yapamıyoruz. (iyiki!) Doğa anaya ihanet edersen o da sana böyle kıymetini gösterir, al sana ders gibi ders.

Aslında online sistemden hayat devam edebiliyormuş bunu gördük değil mi? Yeni dünya düzeni kuruluyor bunda hem fikirim fakat online derslerin olması, online alışverişin rahatlığı bana iyi geliyor. Zaten avemelerin bayık enerjisini hiç sevmezdim; online sisteme dönüşten memnunum. Her şey düzeldiğinde de ben muhtemelen bu şekilde devam edeceğim...

Ne kadar çok dokunan insanlarmışız. Yok yeah ben hiçbir yere dokunmam diyen biriydim fakat kendimi gözlemlediğimde o kadar da dikkat etmiyormuşum. Güya sarılmayı seven biri değilim, tokalaşmaktan hiç hoşlanmam fakat birini gördüğümde doğrudan sarılmaya yeltendiğimi, tokalaşmaya yeltendiğimi fark ediyorum. Hani sen sevmiyordun sarılmayı ooh iyi ki de kalktı diyordun baya da alışkınmışsın. Burada bir parantez açmak istiyorum tabiki çocuk, anne, baba, aile büyüklerinden bahsetmiyorum ilk kez biriyle tanışıyorsun saygı ifadesi sarılıyorsun bana saçma geliyor. Kadın ev oturmasına gidiyorsun herkesle tek tek öpüşmek zorundasın ne alaka ya. Sarılmak bence sevginin, samimiyetin, hissiyatın, kalpten geçen güzel sesin ifadesi. Tanımadığım insanlarla en özel iletişimi sarılma öpme şeklinde neden yapacağım? Fakat yapmak zorundaydın ayıptı çünkü :) hele bir de Karadenizli geliniyseniz bundan kaçış yok, dokunmayı, teması çok seviyorlar :) Geçenlerde kayınvalidemle konuşurken; Kübra hep derdin sarılmayı sevmiyorum diye hepimiz senin sözüne geldik kimseyle sarılamıyoruz haklıymışsın, yabancılarla sarılmamak gerekiyor dedi :) Bundan sonra istesem de kimse sarılmaz zaten bahane hazır üzgünüm korona var :)

Pandemi süresi ailedeki huzurun, evdeki kendinle olabilmenin, sessizliğin kıymetini gösterdi. O kadar insanlarla hemhal içindeydik ki ne çocuğumuzdan ne kendimizden ne eşimizden ne ailemizden haberimiz vardı. Elalemle yaşıyorduk, sosyalliklere boğuluyorduk, işte bu süreçte durmayı, dinlemeyi, sessizliği, huzuru deneyimledik. Kaygıyı beraber yaşadık, kafa kafaya verip birlik olduk. Sadece en yakınlarımızla beraberdik belki uzun zamandır ihmal ediyorduk onları. Elalem gitti kendimiz kaldık, kendi sesimizi başta duyamadık, çünkü dışarda o kadar çok gürültü vardı ki fakat sonra sonra sevmeye başladık kendimizi. Aslında baya da eğlenceli, tatlı biriymişim dedik :) Ben dedim sizi bilmem... Yani anlayacağınız koronanın verdiği bir diğer ders de kendiyle yalnız kalabilen insan iç huzuru olan insandır.

Merak ediyorum siz de ne dersler var?

208 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Uzun bir ara